Ceyda Yeni Bir Karar Aldı

Ξ Temmuz 20th, 2008 | → 0 Comments | ∇ Kategorilenmemiş |

Yükselen şöhretiyle birlikte magazin piyasasına çok sık haber olan Ceyda Ateş hayatında yeni bir sayfa açtığını söyledi…

 

Kendisiyle ilgili bir çok asılsız dedikodunun çıktığını dile getiren güzel oyuncu artık bu dönemin kapandığını ve düzgün bir ilişki yaşadığını söyledi…

 

Yeni dizisinin çekimleri için Ömerli’de bulunan güzel oyuncu “Nişanlanmayı düşündüğüm bir birlikteliğim var. Sonu mutlu bitecek gibi görünüyor. Buna saygı duyarak sadece işimle ilgili haber yapılmasını rica ediyorum” dedi…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

 

Ceyda Ateş, yapımcı Servet Aksoy’la objektiflere yakalandı

Ξ Nisan 16th, 2008 | → 0 Comments | ∇ Kategorilenmemiş |

“Çılgın Dersane Kampta” filminin güzel oyuncusu Ceyda Ateş, yapımcı Servet Aksoy’la objektiflere yakalandı.

ceydaay

“Çılgın Dersane Kampta” filminin güzel oyuncusu Ceyda Ateş, yapımcı Servet Aksoy’la objektiflere yakalandı.
Adı kısa süre öncesine kadar Fenerbahçe’nin kalecisi Volkan Demirel ile anılan Ateş, önceki gün ise Servet Aksoy ile görüntülendi. Beraber Beyoğlu’ndaki bir meyhaneye giden ikili, önceleri çok rahattı. Ateş, masaların üzerinde dans ediyordu. Ancak basın mensuplarını fark edince, ikilinin keyfi bir anda kaçtı.

Hürriyet

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

 

Ceyda Ateş, Cem Yılmaz’ın filmi “AROG”da oynayıp oynamayacağını bilmediğini söyledi.

Ξ Mart 21st, 2008 | → 0 Comments | ∇ Kategorilenmemiş |

“Çılgın Dersane Kampta” filmiyle dikkat çeken Ceyda Ateş, Cem Yılmaz’ın filmi “AROG”da oynayıp oymayacacağını bilmediğini söyledi.
Ateş, “Ben sadece iş görüşmesine gittim. Cem Bey (Yılmaz) ile karşı karşıya bile gelmedim. Bana herhangi bir yanıt da vermediler. Belki Cem Bey beğenmiştir. Olursa sevinirim. Olmazsa da bir şey kaybetmem. Çünkü Cem Yılmaz’ın filmine ihtiyacım yok” diyor.

Filmi biraz geriye saralım. Beş yaşınıza, güzellik yarışmasına katıldığınız günlere dönelim. Kimin fikriydi bu?

- Annem ve babam çok istemiş. Uzun, lüle lüle, sarı saçları, mavi gözleri olan bir bebekmişim. Annem bu yarışmada bulunmamı istedi. Çünkü yarışmaya dünyanın dört bir yanından çocuklar katılıyordu. Birinci çıktım. Ve 
devamı da geldi.

Bir çocuk, film setlerinde büyüdüğünde ne oluyor?

- Mesela, kız arkadaşlarımla evcilik oynamadım. Kova kürekle deniz kenarında evler yapmadım. Setlerin içinde, kameraların önünde büyüdüm. Pişman olduğumu söyleyemem. Yani bir gün bile “Keşke oyuncaklarımla oynasaydım” demedim.

10 yaşında, Küçük İbo’nun dizisinde Çingene rolü oynamıştınız. O yaşta, rol yapmak zor muydu?

- Rolüm gerçekten ağırdı. O dizi üç yıl sürdü. “Yapamıyorum, edemiyorum” demedim hiç. Çünkü mesleğime küçük yaşta aşık olmaya başlamıştım.

Güzelliğiniz için seçildiğinizi düşünüyor musunuz?

- Herkes “Güzelliğini kullanarak rol alıyor” diyor. Tabii ki güzellik çok önemli. Ama yapımcılar, verilen rolü kotardığım için beni seçiyorlar.

Herkes böyle düşündüğüne göre, “Güzelliğiniz oyunculuğunuzun önüne geçiyor” diyebilir miyiz?

- Bence güzellik hiçbir şeyin önüne geçmez. Güzeldir, ama içi boştur. Neyleyim o zaman güzelliği? Hele ki bunu bizim camiamızda çok görüyoruz.

Kadir Çöpdemir’in programında, eteğinizi çıkarıp hediye etmiştiniz. Bunu neden yaptınız?

- “Çılgın Dersane Kampta” filminden sonra bana, “Çılgın Dersane’nin çılgın kızı” demeye başladılar. Kadir Bey’in programına giden herkes hediye götürmek zorundaymış. Ben iki tane kaplumbağa götürmek istedim, “Yok, olmaz” dediler. Çılgın bir şey yapmam istendi. “Ayı götüreyim” dedim, yanlış anlaşılır diye korktum. Daha sonra aklıma, filmde giydiğim eteği vermek geldi. O da epey ses getirdi. 

Oynadığınız dizi ve filmlerde cüretkar pozlar veriyorsunuz. Aileniz bir şey demiyor mu?

- Pek çok dizide evin sürekli ağlayan, sümüklü kızıydım. Drama rolleri bendeydi. Son günlerde seksiliğim konuşuluyor. Ailem gerçekten en büyük destekçim. Bir şey yapıyorsam, onlar “Ceyda bir şey biliyor ki yapıyor” diye düşünüyor.

 Bu zamana kadar rol aldığınız projelerden hangisi aradığınız roldü?

- Her kılığa girebilen biriyim. Çingene olsun, Rus olsun, çocuk olsun… Hepsini canlandırabilirim. Rol sıcak geliyorsa, kafamda bir şeyler oluşuyorsa, işte o rolü oynayabilirim. “Nasıl bir rol istiyorsun?” diye sorarsanız, Zeyna olmak, ormanda vahşi bir kadını canlandırmak isterdim.

“Çılgın Dersane Kampta” filminde canlandırdığınız Esra gibi, iki erkeği birbirine düşürdüğünüz oldu mu?

- Hiç böyle bir şey yapmadım. Ama erkekler arasında olmuşsa, bilemeyeceğim.

Cem Yılmaz’ın “A.R.O.G” filminin yeni gözdesiymişsiniz…

- Henüz belli değil. Ben sadece iş görüşmesine gittim. Taş Devri’nde yaşayan bir kızı canlandıracaktım. Cem Bey ile karşı karşıya bile gelmedim. Bana herhangi bir yanıt da vermediler. Belki Cem Bey beğenmiştir; ama ortada bana gelen bir cevap yok. Hálá haber bekliyorum. Sonuçta birçok projede yer aldım. Olursa sevinirim. Olmazsa da bir şey kaybetmem. Çünkü Cem Yılmaz’ın filmine ihtiyacım yok.

Yeni bir dizide rol alacağını söyleyen Ceyda Ateş, “Öpüştüm, seviştim ama soyunmadım. Asla pornografik bir film çekmem. Ama çok iyi bir proje olursa ve gerekiyorsa saçımı kazıtırım” diyor.

Volkan’la birlikte değilim

Fenerbahçe’nin kalecisi Volkan Demirel ile birlikte olduğunuz söyleniyor. Doğru mu?

- Gerçekten bıktım. Böyle bir şey yok. Bu dedikodular canımı sıkıyor.

Hayatınızda biri var mı?

- Yok.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

 

Çok telefon geliyor. Sürekli hattımı değiştirmek zorunda kalıyorum.

Ξ Mart 8th, 2008 | → 0 Comments | ∇ Kategorilenmemiş |

Türkmax kanalında Seray Sever ile Oktay Kaynarca’nın sunduğu ‘Her Şey Dahil’ programına konuk olan Ceyda Ateş, sürekli telefonla rahatsız edilmekten dert yandı.Ateş, kendisini farklı meslek gruplarından birçok kişinin aradığını belirterek, şunları söyledi:

“Çok telefon geliyor. Sürekli hattımı değiştirmek zorunda kalıyorum. Ünlü kişiler de var, ünsüz kişiler de var. Çok arıyorlar. ‘Yemeğe çıkabilir miyiz’ diyorlar. Telefona çıktığımda ismini veriyorlar, ne maksatla olduğunu bildiğim için… İşte ’sizi çok beğeniyoruz, çok güzel oyuncusunuz’ falan… Genelde insanlar seksiliğimi kullanıyorlar. Seksi bir kişi değilim, 90-60-90 vücuduna sahip değilim. ‘Tanışmak istiyoruz, yemeğe çıkalım mı, çok seksisin’ diyorlar, hödük ama bunu diyenler… Camiamızdan okumuş insanlar da bunu yapıyor. Bana çok komik geliyor. Sporcu da var, şarkıcı da var, oyuncu da var…”

KAYNAK: TELEVİZYONGAZETESİ

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

 

Ceyda Ateş’i Özellikle İstemiş !!

Ξ Mart 8th, 2008 | → 0 Comments | ∇ Kategorilenmemiş |

Çılgın Dersane Kampta filmindeki sempatik   halleriyle herkesin dikkatini çeken güzel oyuncu Ceyda Ateş, Hülya Avşar’ın da   dikkatini çekmeyi başardı. Avşar kızı patronu olduğu   Hülya dergisinin kapağı için Ceyda Ateş’i özellikle istemiş!.. Önümüzdeki ay   Hülya dergisinin kapak kızı olacak Ceyda Ateş, kendisini Hülya Avşar’ın   istediğinden habersiz çekimleri gerçekleştirmiş… 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

 

Ceyda Ateş

Ξ Mart 8th, 2008 | → 1 Comments | ∇ Kategorilenmemiş |

Genç oyuncu Ceyda Ateş henüz 20 yaşında fakat 15 yıldan bu yana setlerde.
Seksi oyuncu bu sebepten çocukluğunu yaşayamamış olsa da bundan şiyetçi de değil.Oyunculuğu çok sevdiğini ve önemsediğini her fırsatta dile getiren Ceyda Ateş, ”Evet, çocukluğum deniz kenarında kova ve kürekle ya da kız arkadaşıyla evcilik oynayan kızlar gibi geçmedi. Benim de oyuncaklarım vardı ama onlarla çok oynamadım. Ben de oyuncaklar yerine oyuncularla oynadım” diyerek çocukluğundan memnun olduğunu belirtiyor.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

 

Ceyda’nın Maxim dergisine verdiği Röportaj

Ξ Mart 6th, 2008 | → 0 Comments | ∇ Kategorilenmemiş |

Bize biraz kendinden bahsetsen…

1987 doğumluyum. TV hayatım 5 yaşımdayken başladı. Pek çok dizi, klip ve reklamda rol aldım. Barış Manço Eğitim ve Kültür Merkezi’nde iki sene tiyatro okudum. Liseyi bitirdikten sonra ise yabancı dil dersi aldım. Seneye de konservatuarda tiyatro eğitimi almak istiyorum.

Bu kadar küçük yaştan beri çalışıyor olmanın nasıl etkileri oldu?

Çok büyük etkileri oldu. Bu kadar küçük yaştan beri çalışıyor olduğum için arkadaşlarımla elimde kova, kürekle sahilde oynamadım ya da elime Barbie bebeğimi alıp evcilik oynamak yerine ben setlerde oyuncularla oynadım. Bu yüzden bir çocukluğumu pek yaşayamadım. Ancak öte yandan tüm bunlar çok erken yaşta olgunlaşmama neden oldu.

Bu sebepten eksikliğini hissettiğin şeyler oluyor mu?

Aslında eksikliğini hissetmiyorum çünkü işimi çok seviyorum. Gerçekten işime aşığım, o nedenle çocukluğumu bile özlemiyorum.

Setlerde özel anıların oldu mu?

Elbette. Aslında setlere başladığım zaman için üç yaşımdayken diyebilirim. Bir çekimde Türkan Şoray’a ‘anne’ demem gerekiyordu ama demedim; setin ortasında ‘benim annem var’ deyip ağladım ve bu yüzden öyle bir çekim yapılamadı.

Güzellik yarışmalarına katıldın mı?

Yine 5 yaşımda, Neşe Erberk’in düzenlediği bir yarışmada, 5000 çocuk arasından Çocuk Güzeli seçilmişim; hem de ağlayarak. Çünkü çok çekinmişim. Kraliçe seçildiğimi öğrenince babam bayılmış, annem de dayımı cimcikliyormuş. Sahneye çağırdıklarında babam baygın olduğu için dayımla annem çıkmış. Daha sonra başka bir yarışmada daha Çocuk Güzeli seçildim. Geçen sene de Suha Özgermi’nin düzenlediği yarışmada İstanbul Güzeli seçildim.

Hangi ajanslarla çalıştın şimdiye kadar?

6 yaşıma kadar Neşe Erberk Ajans’a bağlıydım ama ondan sonra Tümay Özokur’un ajansına geçtim. Bana ailemden sonra en büyük desteği veren kişi Tümay Hanım’dır. Benim için anne yarısı gibidir. Birbirimizi çok seviyoruz.

Sence güzellik somut bir kavram mıdır?

Bence çirkin kadın yoktur. Bazı kadınların daha güzel olmasının sebebi yalnızca daha bakımlı olmasıdır. Bizim işimiz gereği güzellik pek çok zaman hem avantaj, hem de dezavantaj olabiliyor. Ama ben aynaya baktığım zaman şükrediyorum. Çünkü gerçekten güzelim ve ‘her şeyim tam’ diyebiliyorum. Biraz kendime aşık biriyim.

Peki ‘güzel olacağıma … olsaydım’ dediğin bir şey var mı?

Hiçbir şeye imrendiğim olmadı. Tabii ki daha güzel olmak adına estetik yaptıranlar var. Belki ihtiyacım olsaydı ben de düşünürdüm. Ama bunun dışında, ben işimle anılmak istiyorum. İnsanlar beni elbette beğenebilir ama benim için bu ikinci planda kalıyor çünkü işimle gündeme gelmek istiyorum.

Sence bir kadın öncelikle nasıl olmalıdır?

Bence bir kadın her zaman kendini bilmeli. Özgüvenli olmalı ve bakımına çok dikkat etmeli.

Peki, bir erkek öncelikle nasıl olmalı?

Siz erkekler yok musunuz? [gülüyor] Erkekler aslında hiç güvenilmeyecek insanlar… Bence bir erkek, özellikle karşısındaki bir bayansa saygıyı bilmeli, kesinlikle dürüst ve kendi gibi olmalı.

Çok dürüst ama çok çirkin bir erkek seninle birlikte olabilir mi?

[gülüyor] Gönül bu, ne olacağı belli olmaz. Tabii yanımda olacak kişinin bana yakışması lazım ama çok fakir birine de âşık olabilirim, sakat birine de… O an hissettiklerime bağlı, bir kuralı yok.

Okulda kopya çeker miydin?

Çekimlerden dolayı okula çok gittiğim söylenemez. Ortaokulda hep ben kopya verirdim; hatta arka sıralardaki arkadaşlarımın kâğıtlarını alıp kendim yapardım. Lise döneminde ya arkamdakine bakardım, ya eteğimin altına, ya da sıranın üstüne yazardım.

Öğretmenler yakaladı mı?

Hayır yakalamadılar. Bana dokunmuyorlardı.

Neden?

Benden bıkmışlardı diyebilirim. Çünkü dediğim gibi ben ancak haftada bir gün okula gidiyordum. Çok nadiren sınavlara giriyordum. Çok agresif bir kızdım ama kendi halimde okuluma giderdim ama okuldaki öğretmenler ve öğrenciler beni sevmezdi.

Nasıl agresiftin? Yani kavga mı ediyordun?

Hayır, asla öyle bir huyum yoktur. Gayet sakinimdir. Bazen çok haksızlıklarla karşılaşıyordum. Ama yaptığım işle okuldaki diğer öğrencilerden çok farklıydım ve haksızlıkla karşılaştığımda agresifleşiyordum. Hakkımı arayan, hırslı bir insanımdır. Bu yüzden hocalarla münakaşam olurdu.

İşinde de hırslı mısındır?

Çok hırslıyımdır. Beş yaşından beri bunu yapıyorum, hala hırslıyım ve en üst noktasına da ulaşsam bu yanımı hiç kaybetmeyeceğim.

Pişman olduğun bir iş yaptın mı şimdiye kadar?

Böyle bir olay yaşadım. Bundan birkaç yıl önce bir dizide oynuyordum. Yönetmenimin yaptığı işle bir ilgisi yoktu; aslında boksördü. Bize hiçbir şey anlatmıyordu. Senaryoyu okuyup istediğim gibi oynadıktan sonra da ‘ben sana böyle mi dedim’ diyerek bağırıyordu. Artık o sete ağlaya ağlaya gitmeye başlamıştım.

Oyuncularla sıkıntın oluyor mu?

Ben çok pozitif bir insanımdır; genelde herkesle çok iyi anlaşırım. Fakat ‘Gurbet Kadını’ döneminde, kaçırıldığım ve tecavüze uğradığım bir sahneyi oynuyordum. Figüranlardan biri, nasıl davranacağını hiç bilmediği için, kendini kaptırıp elini bluzumdan içeri sokmaya çalıştı. Başımı oradaki taşlara vurmuştu. Bu yüzden o oyuncuyla ve yönetmenle kavga etmiştim.

Yaşıtlarınla anlaşamama sebeplerin neler olabilir?

Bu zamana kadar hep kendimden büyük insanlarla çalıştım. İyinin, kötünün ne olduğunu setlerde öğrendim. Setlerde büyüdüm. Dediğim gibi her insanı severim aslında.

Bizi de seviyor musun?

[Gülüyor] sizi sevmiyorum… Benim derdim yok ama insanlar beni çok kıskanırdı. Taktığım tokaya kadar kıskandıkları olurdu ve hakkımda abuk sabuk şeyler duyardım. Bu yüzden herkese güvenimi kaybettim ve onlarla konuşmamaya başladım.

Sence de kızlar genelde erkeklerle mi daha iyi anlaşıyor?

Mutlaka öyle olduğu oluyordur. Ama benim kardeşim kadar yakın olduğum arkadaşım Merve vardır. Bir tabaktan bir çatalla yemek yeriz. Onunla çok iyi anlaşırım ve hayatım boyunca onunla dost kalmak istiyorum. Böyle şeyler de oluyor ama çok iyi seçmek gerekiyor.

Takıntıların ya da saplantıların var mıdır?

Kara kedi gördüğüm zaman saçımı çekerim ve üç tane kuş görürüm (ama karga olmayacak). Aynaya karşı bir saplantım vardır; karşıma koyun saatlerce bakarım. Fotoğraf makinesine bayılırım, saatlerce poz verebilirim. Yünlü kazaklara karşı büyük bir takıntım vardır; çıldırırım. Toza dayanamam; temizliğe çok önem veririm.

Erkeklerle aran nasıldır?

Aslında çözemediğim bir konu bu. Ben oldukça zor bir insanımdır. Hayatımda biri olduğunda çok değişirim; çünkü çok sık eleyip dokuyan bir insanım. Bu zamana kadar da hayatımda çok fazla kişi olmadı. Genelde öyle söylendiğinden, erkekler için ‘güvenilir’ dedim ama benim de daha önce bir ilişkim oldu ve o zaman yaşadıklarım yüzünden erkeklere güvenimi yitirdim. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer derler ya, ben de artık öyle davranıyorum.

Bir erkekte sana en seksi gelen şey nedir?

Erkeğine göre değişir dermişim [gülüyor]. Sempatik ve içten bir erkek beni gerçekten çok çeker. Seksi olmasından ziyade böyle olması ve tabii dürüst olması benim için çok önemli.

Peki bir erkekten aldığın en güzel hediye neydi?

Pelüşleri gerçekten çok severim. Sevgililer gününde, bir erkek arkadaşım dershanemin çıkışına kocaman bir ayı ve yanında yavrularını getirmişti. Aldığım en güzel hediyeydi diyebilirim.

RÖPORTAJIN DEVAMI BU AYKİ MAXIM DERGİSİNDE…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

 

Çılgın Dersane Kampta

Ξ Şubat 20th, 2008 | → 0 Comments | ∇ Kategorilenmemiş |

İSTANBUL - “Çılgın Dersane filminin devamı olan “Çılgın Dersane Kampta , vizyona girdi. Faruk Aksoy “un yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Cüneyt Arkın , Mustafa Topaloğlu , Alp Kırşan , Okan Karacan , Paşhan Yılmazer , Sibel Tüzün ve Ceyda Ateş gibi isimler bulunuyor.Üniversiteye giriş sınavına sayılı günler kala, öğrenciler sınav stresinden uzaklaşmak için doğa cenneti olan bir yerde 15 günlük kampa girerler. İstanbul Özlem Dersanesi”nin sahibi Hadi”nin yönetiminde başlayan kampa öğrenciler ve öğretmenler büyük bir heyecanla katılırlar. Çocukluk arkadaşı olan ancak o yıllarda birbirilerine olan duygularını bir türlü ifade edemeyen Berksan ve Bahar ne tesadüftür ki bu kampta bir araya gelirler. İkisinin de yaşamında çok büyük değişiklikler olmuştur. Berksan artık herkes tarafından tanınan ünlü bir pop stardır. Ancak iki genç arasında yıllarca bastırılan duygular bu kampta ortaya çıkar. Fakat bu durumdan hiç de mutlu olmayacak bir üçüncü kişi vardır. Öğretmenler arasında da aşk kıvılcımları ortaya çıkmaya başlar. Seksi Coğrafyacı ile yollarını ayıran Mustafa ile Yüksel arasındaki yakınlaşma gün geçtikçe artmaktadır. Bu arada Hadi”yi çökertmek için sayısız yola başvuran Şahin , çalışmalarını sürdürmekte ve yeni yeni planlar yapmaktadır.

Yönetmen: Faruk Aksoy

Oyuncular: Alp Kırşan , Okan Karacan , Paşhan Yılmazel , Ozan Aydemir

Senaryo: İrfan Saruhan , Şafak Güçlü, Faruk Aksoy

Görüntü Yön: Ertunç Şenkay

Tür: Komedi

Yapım Yılı : 2007

Ülke: Türkiye

Dağıtımcı: Özen Film

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

 

Volkan`ın frikik yasağı

Ξ Şubat 20th, 2008 | → 0 Comments | ∇ Kategorilenmemiş |

‘Zoraki Koca’ dizisinin güzel yıldızı Özlem Yılmaz’dan ayrılan Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel’in son gözdesi yine bir oyuncu oldu. Ekranda görüp beğendiği oyuncu Ceyda Ateş’e gönlünü kaptıran Volkan, …

‘Zoraki Koca’ dizisinin güzel yıldızı Özlem Yılmaz ’dan ayrılan Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel ’in son gözdesi yine bir oyuncu oldu. Ekranda görüp beğendiği oyuncu Ceyda Ateş’e gönlünü kaptıran Volkan , genç oyuncuyla tanışmak için her yolu denedi. Sonunda Çılgın Dersane Kamp’ta filmindeki rol arkadaşı Paşhan Yılmazel ’in aşk mesajlarına kayıtsız kalan Ceyda Ateş’in gönlünü fethetmeyi başardı. Ünlü kalecinin sürekli olarak kampta olması nedeniyle bir araya gelemeyen ikili, şimdilik MSN ’den hasret gideriyor.

SAKIN AÇIK GİYME

Kampta olmasına rağmen Ateş’i takip etmeyi başaran Volkan ’ın, sevgilisine dekolte yasağı getirdiği de konuşuluyor. Genç oyuncu ise Fenerbahçe ’li Demirel ’in kamptan dönmesini bekliyor.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

 

Dersanenin çılgın kızı

Ξ Şubat 20th, 2008 | → 1 Comments | ∇ Kategorilenmemiş |

Vizyondaki “Çılgın Dersane “deki rolüyle dikkat çeken Ceyda Ateş, televizyonla 5 yaşında tanıştı.

Neşe Erberk `in düzenlediği `Çocuk Güzellik Yarışması `nda birinci seçilerek televizyon dünyasının kapılarını aralayan Ateş, aralarında “Gurbet Kadını “, “Aşk Oyunu “, “Tatlı Hayat ” gibi sayısız yapımda yer aldı. Piyasayı, `kurtlar sofrası` olarak tanımlayan Ateş, fiziğine güvendiğini ve oyunculukta kuralları olmadığını söyledi.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

 

Sonraki Sayfa »
  • Son Yazılar

  • Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.